Rezzak Danışmanlık
Sizlere sağda solda karaladığım, arada bir göz attığım
notlarımdan derlemeler yapıp yaşamsal
paylaşımlarda bulunacağım.
Bugün belki de okurken en çok evet dediğim söz; “ Aklın bağlamadığı dostluğu akılsızlık
kolayca çözebilir .” oldu. Akılla
bağlanmalı dostluklar, akıl ve hissetme ile bağlanmalı … Fark yaratmak
istiyorsak hislerimizi harekete geçirmeliyiz azimle, sabırla ve her gün ve her gün…
Bizler “sıradan” saydığımız bir işi “sıra dışı” yapabiliyor
muyuz? Maharet bu sorunun cevabına evet diyebilmekte… Bazen başarısız olmayı
göze almak gerek, risk alabilmek… Hayatta heyecan duyduğumuz şeyler neyse
onları bulup, birlikte yükselmek lazım.
Muhteşem biri olduğumuzu düşünüp, sıradan biri olduğumuzun
farkında olmak. Bu iki düşünce arasında köprü kurabilirsek iyi iş çıkarmış
oluyoruz. Aslında işin özünde önce kendimize inanmamız var. Ardından
başkalarına… Fikir almak önemlidir ama
hangi fikre itibar edeceğimizi seçmek emin olun
daha önemlidir.
Aslında insanda iki dürtü vardır. Birincisi, acıdan kaçma,
ikincisi ise mutluluğa ulaşma eğilimidir. Sigorta şirketlerinin reklamlarına
baktığımızda insanları hep acıdan kaçma eğilimine sevk eder. Oysa sistem acıdan
çok yöneldiğimiz mutluluk olmalıdır.
Asla ve asla umudumuzu yitirmemeliyiz, bir gün bizlerde
birilerinin umudu oluruz ve başkaları için iyi dileklerimiz , saf hislerimiz
varsa bunlar hayır duaları gibidir. Bir çoğumuzun farkında olmadığı ise iyilik
yapmak kötülük yapmaktan çok daha zordur.
Yaşam nehrinin her an ihtiyacımız olanı bize getireceğine
olan inancımızı korumalıyız. Nehir suyu iki yönden çıkar, dışarıdan içeriye, içeriden
dışarıya. Bırakalım oluk oluk yağmurla beslensin, oluk oluk toprak altından
suyu akıtsın.
Tüm bunlar olurken bir iyi bir de kötü haber var. İyi haber
şampiyonluğa inanmazsanız şampiyon olamazsınız. Kötü haber şampiyonluğa
odaklanırsanız, maçları kazanamazsanız.
Başarabilsek de bilmediklerimizden etkilenmediğimiz gibi algıladıklarımızdan
da etkilenmesek. O zaman nasıl kolay yaşamlarla başarı ve mutluluğu yakalardık.
Mevlana’nın dediği gibi “Aynalar türlü türlüdür. Yüzünü görmek isteyen cam’a bakar, özünü görmek
isteyen can’a bakar.” Özü gördüğümüzde de hem günlük hayatımız hem iş hayatımız
başarıya koşar.
Başarı bizden üç şey ister: Tutku, Teknik ve Cesaret.
Tutku ile istemeli,
Tüm teknik detayları öğrenmeli,
Sonra cesaretle ileri atılmalı…
Geçen eğitimlerinin birinde Mümin Sekman ; “Ya bir yol bul,
ya bir yol aç, ya da yoldan çekil” dedi.
Çok hoşuma gitti…
Durmak ölüm , taklit uşaklıktır. Çalışmak ve yetişmek hayat
ve hürriyettir.
Tüm kalbimle sevgiler…J