Rezzak Danışmanlık
Kocaman
Merhaba,
Merhabanın
anlamını her şeyi çok bilen ablamın yardımı ile öğrendim ve hemen sizlerle
paylaşayım. Merhaba Farsça ve Arapça kullanımında farklı anlamları olan bir
kelimeymiş.
Farsça
“Benden sana zarar gelmez.” anlamında kullanılırmış. Bu nedenledir ki kişi merhaba deyip oturduktan sonra bile sıra
ile merhaba demeye devam edermiş. Arapça ise “Sefa geldiniz.” demekmiş ve selam
sözcüğünün ardından “Oturunuz rahat ediniz .” anlamında kullanılırmış.
Biraz
sporcularımızın kaslarını nasıl güçlendirebilirizden bahsedelim.
Kas, vücutta bulunan,
gelişmekte olan asıl hücreciklerin mezodermal tabakalarından
oluşan, büzülebilen bir dokudur. Vücuttaki görevi güç oluşumu ve hareket sağlamaktır.Çizgili ve düz kas olarak
ikiye ayrılır. Düz kaslar kalp, barsak gibi organlarımızda bulunan ve istemsiz
çalışan kaslardır.Konumuz olan Çizgili Kaslar ise; uçlarındaki kirişlerle kemiklere tutunup kemiklerin hareketini sağlarlar.
Bu kasların içinde sarkoplazma
vardır. Bu sarkoplazma içerisinde asılı halde bulunan yüzlerce MYOFİBRİL vardır.
Miyofibriller protein yapısındaki ince ve kalın myofilamentlerden oluşmuştur.
Bunlardan ince olanı ağırlıklı olarak AKTİN, kalın olanı ise MYOZİN flamentleridir. Kol
ve bacak hareketini, bel, sırt ve boyun omurlarının eğilip dönmesini,koşma,spor yapmayı sağlarlar.Protein dokusundan oluşan
kasların gelişmesi içinde protein destekli beslenmenin önemi devreyi
girmektedir. Protein vücüdumuzda bir çok yerde aslında. Kanımızda bulunan
hemoglobin proteini, oksijen taşımada görev alırken, antikor denilen proteinler
ise vücudumuzun savunma sisteminin temelini oluşturuyor. Protein olan Kreatin
saç ve tırnak dokumuzun oluşumunu, insülin ise vücudumuza şeker alımını kontrol
ediyor.Proteinlerin yapı taşını
hepimizin bildiği gibi amino asitler ve karbon, hidrojen, oksijen, azot
atomlarının yan yana dizilimi oluşturuyor.
Doğada 300’den fazla amino asit türü varken, memelilerde bu
aminoasitlerden sadece 20 tane bulunuyor. Bu amino asitlerden 8 tanesi ise
elzem amino asit adı altında toplanıyor ve vücut tarafından asla üretilmeyip
dışardan alımla desteklenmesi gerekiyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki,
organizma aminoasitleri yakıt olarak kullanabiliyor.Özellikle dayanıklılık
egzersizlerinde elzem aminoasitlerden Lösin, İzolösin ve Valin aminoasitleri
enerji oluşumuna % 5-13 arasında katkı sağlıyor. Bazı aminoasitler ise doku
yıkımı esnasında, serbest hale geçerek, vücutta tekrar kullanılabilir hale
geliyor. Bu ne demek, vücut protein ve aminoasitleri kullanırken, oldukça
ekonomik davranıyor demek. Bunun içindir ki vücuda yeterli ve dengeli protein
girdisi sağlamak gerekiyor.
Günlük
protein gereksinimi, vücut yapısı ve özel durumlara göre değişim gösteriyor.
Ancak genel olarak söylemek gerekirse, sağlıklı bir kişinin günlük gereksinimi
kilogram başına 0,8-
Buradaki
en kritik nokta vücuttaki protein yapım ve yıkım oranının dengede tutabilmeyi
başarmaktır.
Beslenme
ile alınan proteinler, sindirim
sırasında aminoasitlere parçalanıp emilerek, bir havuzda depolanır. Bu oran
karbonhidrat ve yağlara oranla çok daha düşüktür.Alınan enerji ve protein
ihtiyaçtan fazla ise amino asitler karaciğerde yağ ve karbonhidrat yapımında
kullanılarak depo edilir. Vücutta depolanan proteinler acil durumda enerjiye
dönüşebiliyor.Eğer ki aldığımız toplam enerji miktarı ihtiyacımızın altında ise
alınan proteinler kaslara gitmek yerine enerjiye dönüşür ve vücutta amino asit
dengesi bozulur.
Bunun
için protein tozları ile vücut dengenizi sağlayabilirsiniz. Basit bir
matematiksel hesap yapalım.
Her
sporcunun, her takımın bir önceki sezondan çok daha iyi olduğu bir sezon
yaşamak dileği ile Sevgilerimle.