Rezzak Danışmanlık
Porsiyon büyüklüğü
psikolojisi
Basit olmalı: Kilo almak istemiyorsanız ihtiyacınızdan
fazlasını yemeyin. O halde neden çoğumuz durmadan fazla yiyor?
Bedenimizin doyduğumuzu söylemek için çeşitli yöntemleri
vardır-ama çoğumuz sinyalleri göz ardı ederiz ve yemeye devam ederiz. Bunun pek
çok nedeni vardır. Bir kısmı biyolojiktir, belki de yiyecek bulmanın daha zor
olduğu evrim zamanlarından kalan. Ancak araştırmalar psikolojinin de çok büyük
rol oynadığını gösteriyor.
Yediklerinize dikkat
edin
Ne kadar yediğimizi belirleyen gıdanın hacmi ve enerji
içeriğinden başka unsurlar da vardır. Örneğin, yediğimiz yerdeki ısı renk ve
sesler de rol oynar. Örneğin dikkatimiz dağınıksa- derin bir sohbete dalmışken
ya da televizyon seyrederken- daha fazla yemeye meyilli oluruz. Gıdaların paket
ve etiketleri de çok önemli olabilir. Bir gıdanın poşetinin büyüklüğü ve
biçimi, hatta yiyeceğin adı bile algılama şeklimizi etkiler.
Tek bir gıda yerine karşısına çok çeşitli yiyecek
çıkarılması bile, diyet yapanın başarısız olmasına neden olabilir. Ana yemeğin
sonunda ne kadar tokluk hissederseniz hissedin tatlıya her zaman yer olduğunu
bilirsiniz. Bir közlenmiş patates yemeye yeriniz yoktur ama bir dilim pastayı
yiyebilirsiniz. Bazıları buna “tatlı midesi” der.
Aslında bunun nedeni tamamen psikolojik olmayabilir. Bazı
beslenme uzmanları farklı tatlar için farklı iştahlarımız olduğunu düşünüyor.
Belki de bunun nedeni beslenmemizde çeşitlilik olmasını sağlamaktır. Bu
doğruysa, yiyeceklerin kolay erişildiği bir dünyada az yemeye çalışanlar için
çeşitlilik gerçekten de tehlikeli olabilir. Bir araştırmada altı değişik
çeşit jelibon verilen gönüllüler, sadece
dört çeşit verilenlere kıyasla iki kat fazla yediler. İhtiyacımız olan tüm
besin maddelerini alabilmemiz için beslenmede çeşitlilik elzemdir. Ancak öğün
içerisinde dikkatli olmalısınız. Diyet yapıyorsanız açık büfe ikramları olan
yerlerden uzak durmanız iyi bir fikir olacaktır.
Aşırı yemek yemenin pskolojisi konusunda önde gelen
araştırmalardan biri New York’taki Cornell Üniversitesinden profesör Brain
Wansink’tir.
Profesör Wansink , bir dizi heyecan verici deneyle pek çok
endişe verici davranışı açığa çıkardı. Araştırmalarının büyük kısmı ve
başkaları tarafından yapılan benzer çalışmalar sadece belli öğün zamanlarında
yeme davranışı üzerine odaklanıyor. Ancak insanların bir öğünde ihtiyaç
duyduklarından başkasını yediklerinde, genellikle bir sonraki öğünde daha az
yiyerek dengeyi sağladıklarına yönelik pek çok bulgu var.
Büyük Porsiyon
Almayın
Kova boyutunda tavuk,
kavanoz boyutunda kola, devasa patates... Daha büyük boy porsiyon fast
food kazançlı gibi duruyor.
Wansink insanların bilinç altında kendilerine sunulan
porsiyonun uygun porsiyon olduğunu varsaydıklarını ileri sürüyor. Tabi bundan
faydalanarak büyük porsiyon faydalı yiyecekler sunabilirsiniz. Örneğin televizyon seyrederken koca bir kasa havuç ve
salatalık ileriye doğru atılmış bir adım olabilir.
Göz Payı
Yemememiz gerekenden daha fazlasını yememize neden olan en
güçlü psikolojik motivasyonlardan biri, tabaklarımızdakini bitirmemiz gereği
gibi duruyor. Bu çocukluğumuzda akşam yemeği
sırasında öğrendiklerimizden olabilir.
Çok tanıdık..
Özetle İştahını anlamak ve kontrol etmek daha az kalori
almak için zorunludur. Bazı yiyecekler sizi, aynı kaloriyi aldığınız halde,
diğerlerine göre daha çok doyurur. Az kalorili sebze çorbası diyetin en iyi
saklanan sırlarındandır. İştah sinyalini kapatmak için öğün arasında çorba
için. Lif ve su kalori katkısı yapmadan hacim ekleyecek, mideyi dolduracak ve sizi
daha uzun süre tok tutacaktır.
Sevgilerimle...