Rezzak Danışmanlık
Gelenler bilirler öyle bir memleket ki burası -Rize- envaiçeşit meyve ve sebzeye rastlamanız
mümkün. Dağların yapısı ve denizin girintilerinden kaynaklanan mikro klima bir iklim oluşmuş.
Yerli halk yetiştiricilikte çok ciddi
bir çeşitlenmeye gitmiş. Karadeniz Kivisine, Narinciyesine alıştık da,
Blue berries ( Yaban mersini-
Likapa) , Goji berry bahçeleri görünce insan şaşırıyor.
Tüm bunların arasında bir de KARAYEMİŞ
gibi klasiklerimiz var tabi. Hatta daha da ilerisi, Karayemişin vatanı
Anadolu’dur ve buradan dünyaya yayılmıştır. Trabzon’dan sonra TAFLAN diye de
isimlendiriliyor. Hatta popülaritesi artınca adına LAZ KİRAZI da denmeye başlanmış....:)
Türkiye için çok yeni bir meyve imiş
gibi gözükse de Karadeniz halkı için çok tanıdık.
Karayemişin Latincesi Prunus laurocerrasus. Gülgiller familyasındandır
kendileri ve küçük, yoğun kokulu beyaz çiçekler açar. Yaz kış
da yaprağını dökmez. Üzüm salkımı gibi önceleri yeşil, sonraları mor
siyah meyveleri olur ve yaprağı ile birlikte şifa dağıtır.
Meyvesi taze olarak tüketilmekle
birlikte, pekmez ,reçel veya kurutularak
da tüketilir.
Bileşiminde Glikoz, Tanen, Kalsiyum oksalat, prulaurasin
(glikozid), Benzoik asit, gibi bileşenler bulunmaktadır.
Kocakarı kültüründe tıbbi olarak
yaygın kullanılır. Her Şeker Hastası
bilir örneğin, deneme yanılma yöntemi ile içeriğinde bulunan glikozidlerin insülin
dengesinde çok işe yaradığını .
Çok zengin antioksidan içeriğine
sahiptir ve bu özelliğinden dolayı hücre yenilenmesinde çok ciddi fayda sağlayarak,
yaşın ilerlemesi ile birlikte hücrelerdeki oksidatif etkiyi azaltır.
Yapraklarının suyu hemoroid, egzama
gibi hastalıklarda oldukça iyi sonuçlar vermiştir.
Bilimsel bir yayına rastlamamakla
birlikte idrar söktürücü özelliği
pratikte oldukça yaygın kullanılmaktadır.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen
Fakültesi Kimya bölümünün yapmış olduğu
araştırmada çıkan mineral yüküne baktığımızda,
250 gram karayemiş yenmesi halinde Potasyum, Magnezyum, Kalsiyum, Bakır,
Çinko ve Demir bileşimi günlük Beslenme
Referans Değerinin (RDA) yaklaşık % 80
ini karşılamaktadır.
Atadan dededen kalma kullanımlarının, bilimsel doğrulamasının yeni
yeni yapıldığı bir şifa kaynağı KARAYEMİŞ.
Yaşı 80’nin üstünde oldukça çok
babaanne ve dede ile konuyu konuştuk. Yapılan çalışmanın sonucunda yerel halkın
kullanım önerisi ve dozajlamasının derlemesi aşağıdaki gibidir:
-Bir yemek tabağı dolusu olgun meyve, başta mide
ülseri ve barsak tembelliği olmak üzere, sindirim sistemi rahatsızlıklarına 10
günlük kürler halinde kullanılır.
-Sabahtan aç karnına yenen 10 adet meyve hemoroide iyi
gelir.
-Olgun meyvelerin suda kaynatılması ile ele geçen sıvı
diüretik olarak, idrar tutukluklarında kullanılır.
-Bir miktar taze ya da kuru meyve, tohumları ile
beraber ezilerek sabahları aç karnına yenirse, şeker hastalığına iyi gelir.
-Meyvelerin sıkılması ile ele geçen usare, mide
ülserine, egzama ya karşı kullanılır.
-Meyveler
çekirdekleri ( endokarp + tohum ) ile beraber toz edildikten sonra balla
karıştırılıp, bronşit tedavisinde kullanılır.
Şifa
doğada gizli…
Selam
ve sevgilerle sağlıcakla kalın.