Rezzak Danışmanlık
Artık öylesi
koşuşturmaların içerisindeyiz ki… Her gün daha da olabilir mi sorusu beynimizde
dönüp dururken, kabullenmiş olmamız da cabası.
Tüm bu
süreçler olurken en önemli kriter beden ve ruh sağlığımızın yerinde olmasını
sağlayabilmeyi başarabilmektir. Maddi endişeler, koşuşturmalar derken beden
sağlığımız hasta olmadan doktor yüzü görmeme aşamasında ilerleme çabamız her
geçen gün artmaya devam etmekte ve hasta olduktan sonra da iş işten geçmiş
olmaktadır. Bu aşamaya gelmeden veya geldikten sonra besin destek ürünleri
kullanılması artık kaçınılmaz gözüküyor.
Beden
sağlığımız için bilim her geçen gün yeni etken maddeleri bize sunuyor.
Bunlardan biri de Lactoferrin.
Lactoferrin inek sütüne veya insan sütüne ait bir
proteindir. Bir bebek doğduktan sonra üretilen ilk süt olan kolostrum, daha sonra üretilen sütten yedi (7) kat daha
fazla miktarda Lactoferrin içerir. Dış dünya ile ilk kez karşılaşan yavruların
en çok ihtiyacı olduğu dönemi doğa mucizesi böylece dengelemiştir.
Lactoferrin
ayrıca gözlerde, burunda, solunum yollarında, bağırsakta ve başka yerlerde
bulunan sıvılarda da bulunur.
Bu şu
demektir vücudumuz doğal olarak bu salgı ile kendini koruma çabası
içerisindedir. Ancak yaşadığımız yaşantının içeriğine baktığımızda mevcut durumu
korumak için yeterli olmamaktadır. Bu durumda besin desteği olarak dışardan
alımına gidilmektedir.
Yapılan
çalışmalarda mide ve bağırsak ülseri, ishal, hepatit C tedavisinde yaygın
kullanım olduğunu göstermiştir.
Antioksidant
özelliği ise yadsınamayacak kadar yoğundur.
Bakteriyal ve
viral enfeksiyonlarda önemli bir destektir.
Diğer
kullanım alanlarına bakacak olursak, bağışıklık sistemini uyarmak, yaşlanmaya
bağlı doku hasarını önlemek, sağlıklı bağırsak bakterilerini teşvik etmek,
kanseri önlemek ve vücudun demir işleme şeklini düzenlemektir.
Bazı
araştırmacılar laktoferrin’in demir eksikliği ve şiddetli ishal gibi küresel
sağlık sorunlarının çözümünde rol oynayabileceğini öne sürüyor.
Endüstriyel
alanda lactoferrin, et işleme sırasında bakteri öldürmek için kullanılır.
Lactoferrin Nasıl Çalışır?
Bağışıklık
tepkileri, konukçuyu patojen istilacılara karşı korumak için çevreyle etkileşim
kurmak, bakteri, virüs , mantar ve parazitlerin etkin bir şekilde ortadan
kaldırılması ve konukçu bağışıklık gözetimini içeren sistematik sağlık durumu
kazandırmak için tasarlanmıştır.
Son
araştırmalar, demir bağlayıcı glikoproteinlerin transferin ailesinin bir üyesi
olan Laktoferrin’i bağışıklık cevabının arabuluculuğunda önemli görev üstlenir.
Calgari
Üniversitesinden Prof. Dr. Hans Vogel “Biz biliyoruz ki laktoferrin bizim
doğuştan bağışıklık sistemimizde önemli fonksiyonu olan bir proteindir ve bizim
bakteriyel, fungal, viral veya protozal enfeksiyonlardan korunmamızda önemli
rol oynamaktadır. Ayrıca laktoferrin bizi bazı kanser türlerinden de
koruyabilir” dedi. Ayrıca doctor Vogel “Bazı insanlar laktoferrin’i insan
bağışıklık ve savunma sisteminin “isviçre çakısı” olarak gördüğünü, bütün
bunları sadece demire bağlanarak yapmanın yanında, sahip olduğu proteinlerde bu
sürece pek çok açıdan katkı sağlamaktadır.”
Cilt yaralanmalarının iyileşmesinde
laktoferrin’in rolü, erken yaşlarda intestinal system büyümesi ve gelişiminde
laktoferrinin rolü,sığır laktoferrin’in kullanımının influenzanın
önlenmesindeki rolü, ve premature doğanlarda inflamasyon önlenmesi ,kemik
erimesinin önlenmesi,çocuklarda kemik gelişimdeki olumlu yararlarını gösteren
binlerce bilimsel makaleye pubmed’den ulaşılabilir..
Laktoferrin’in ana hücre ve veya viral viral
parçacıklara bağlanma yoluyla potansiyel olarak anti-viral aktivite gösterme
kapasitesi, onun nükleer lokalizasyonu laktoferrin’in mukozal duvarda önemli
bir tuğla olduğu, viral ataklara karşı etkili olduğu ve viral enfeksiyonların
tedavisinde yeni bir strateji olarak uygulanabileceği fikrini
güçlendirmektedir.
Laktoferrin yukarıda da değinildiği gibi; çok
fonksiyonlu bir protein ve doğal bağışıklık sisteminin en gerekli elementidir.
Kanser ise öte yandan Dünya Sağlık Örgütü verilerine gore dünyada görülen
toplam ölümlerin %13’ünü içermektedir.
Kanserin en önemli beş formu, akciğer,
kolorektal, mide, karaciğer ve meme kanseridir. Laktoferrin doğal yapısıyla
antibakteryel, antioksidan ve antikarsinojenik etkisiyle demir iyonları
bağlayıcı bir glikoproteindir.
Ayrıntıları merak edenler tüm
bu konudaki yüzlerce yazıyı www.pubmed.com sitesinden okuyabilirler.