Rezzak Danışmanlık
Çok
yakın zamanda Arap ülkelerine yapmış
olduğum bir seyahatte her yemeğin içinde kakule vardı. Otellerin mutfaklarına
kadar girdim. Aşçıları ile görüştüm. Nedir bu kakule sevdası diye… Onlar için
çok rutin bir baharat olarak günlük kullanımlarına dahil olmuş. Aromasını
hakikatten seviyorlar. Bizim mutfaklarımızda
karabiber kullanmak gibi…
Biraz
teknik araştırma yaptığımızda da tarih boyu hem baharat olarak hem de ilaç
olarak kurutulmuş kakule meyvelerinin,
M.Ö. 4. yüzyıldan buyana kullanılmış olduğunu görüyoruz.
Arap tüccarları önce kakule Batıya sokmuş, Yunanlılar ve Romalılar parfüm,
tıbbi amaçlı ve aroma için kullanmışlardır. Antik Mısırlılar tarafından
çokça ödüllendirilmiş ve Vikingler tarafından İskandinavya'ya
tanıtılmıştı.
Kakule, baharat yollarında bir zamanlar gönderilen ve ticareti yapılan en
pahalı baharatlardan biriydi. Hasadı elle yapılması gerektiğinden, kakule,
safran ve vanilyadan sonra üçüncü en değerli baharat koltuğuna oturmuştur.
Her ikisi de zencefil ailenin içinde bulunan iki temel kakule baharatı türü
kullanılır Bunlar Elettaria cardamomum'dan yeşil
kakule, Amomumcinsinden siyah kakuledir.
Latincesi
Elettaria cardamomum
olan kakule zencefil ailesinin bir üyesidir
(Zingiberaceae). Keskin, aromatik, otsu ve uzun ömürlü bir bitkidir. Meyveleri
1-2 cm uzunluğunda siyah ve kahverengi tohumları çevreleyen 3 odacığı vardır.
“Baharatların Kralı” diye geçen karabiberin yanında
Kakuleye “Baharat Krallığı” adı verilir.
Kurutulmuş meyveler ve kakule tohumları pilav, et
(hamburgerler, pizza sosisleri ve İsveçli köftelikler dahil), sebzeler ve diğer
yemekler için eşsiz bir lezzet katmak için kullanılır. Bütün ve öğütülmüş
kakule tohumları aromalı kahve, çay, likörler, dondurma, şekerleme ve pişmiş
hamur işlerine (Danimarka hamur işleri dahil) eklenir.
Geleneksel Tıp ve Ayurvedik Tıpta kakule, mide ve
ürüner sistem astım, bronşit ve kalp rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.
Kavrulmuş tohumlarının hazımsızlığa ve mide bulantısı
tedavisinde kullnımı oldukça yaygındır.
Aşırı yoğun çalışma tempolarında ve stres semptomlarının azaltılmasında çaylara
eklenmesi faydalı olacaktır.
En önemli özelliklerinden biri de kahve (kafein) gibi
uyarıcı etkisi olmasına rağmen tansiyon ve nabzı yükseltmeyip, çarpıntı gibi
yan etkilere sebep olmamasıdır.
Bu nedenle kakuleli kahve öğleden sonra yaşadığımız o
rehavet ve halsizliğe iyi bir çözüm yolu olabilir.
Balla alınmış bir kakule tohumu, görme düzeyini
artırmada faydaları yaygın olarak bilinir.
Kakuleden elde edilen yağ ise anti bakteriyel özelliği
nedeni ile gıdalara koruyucu fonksiyonu ile katılmaktadır. Böylesi
kullanımlarda aroması çok hissedilmemektedir.
Yemeklerden sonra sıklıkla nefes tazeleyici olarak çiğnenmesine
rastlanmaktadır.
Çin tıbbında afrodizyak olarak kullanımı da rastlamak
mümkündür.
En önemli özelliği sindirim sitemine olan desteğidir.
Bu özelliği ile yemeklere ilavesi, çay olarak tüketimi veya çiğneyerek
kullanımı bağırsak ve sindirim sorunları, mide bulantısı ve ağrısı, şişkinlik
gibi bir çok sorunu hafifletir. Günlük hayatta sıklıkla yaşadığımız bu ve
benzeri sorunlarının çözümüne destek olması önemini artırır.
Kakulenin yaprakları tohumu ile aynı özelliğe sahip
değildir ancak pişirme esnasında lezzet katmak için balık, pirinç veya
sebzeleri sarmada kullanılabilir.
Öğütülmüş hali ile alındığında aroma ve kokusunda
kayıplar oluşacağı için tohum olarak alınarak öğütülüp kullanılabilir. Evde çok
kolay bitki çayı formatında bir demliğe bir yemek kaşığı kakule tohumunu veya
ezilmiş halini koyup sıcak su ilave edip 10 dakika demleyip bal ile tatlandırıp
içebilirsiniz. Siyah çaylarınızın içerisine de bir tutam ilave edebilirsiniz.
Hepsinden öte kakuleyi yemeklerimize tohum olarak veya ezerek ekleyip ekstra
uğraşı göstermeden hayatımıza dahil edebiliriz
Hep dediğimiz gibi şifa doğada gizli…
Sevgilerimle