Rezzak Danışmanlık
DİYET LİFİ
Günümüzde tüketicilerin hızlı tüketilebilen gıdalara olan ilgisinin artması, beraberinde bedensel etkinliklerinin azalması ve yanlış beslenme alışkanlıkları sonucu; kalp damar hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları, aşırı şişmanlık, diyabet ve barsak hastalıkları gibi bazı sağlık problemleri hızla artış göstermiştir.
Son yüzyılda diyet liflere karşı duyulan ilgi
bir hayli artmıştır. Bunun başlıca nedeni, gelişmiş ülkelerin
besinlerindeki diyet lif eksikliğinin yol açtığı ve Burkitt ve Trowell’in
“medeniyet hastalıkları” (kabızlık, hemoroit, kalın bağırsak kanseri,
şişmanlık) şeklinde tanımladığı bazı hastalıkların ortaya çıkmasıdır.
Günümüzde bu tür hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde yüksek lifli
besinler kullanılmaktadır.
Gıda ve içecek sanayii bu ve benzeri ihtiyacı giderebilmek amacı ile ARGE çalışmalarının içerisinde önemli bir yeri şeker oranının azaltılması ve günlük tüketimde gerekli besin öğelerinden alınabilecek en yüksek oranda içermesine ayırmışlardır.Diyet lifi, sindirim enzimlerine dirençli gıda bileşenleridir ve başlıca tahıl, meyve ve sebzelerde bulunmaktadır.
Diyet lifleri bir çok ülkede polimerizasyon derecesi 10’dan büyük olan dirençli
polisakkaritler olarak bilinmektedir. Başlangıçta lif kavramı, ham lif olarak,
gıdanın sindirilemeyen kısmı olarak tanımlanmıştı. 1953’te İngiliz doktor Eban
Hipsley “Diyet Lifi” terimini ortaya
atarak, daha önce tarif edildiği gibi
“kullanılamayan karbonhidrat" ı da kapsayan bitki hücre duvarını oluşturan sindirilemeyen
unsurların bir toplamı olarak tanımladı.
Günümüzde
diyet lifi Kodeks komisyonu tarafından, “İnsan ince barsağındaki endojen
enzimler tarafından hidrolize edilemeyen karbonhidrat polimerleri“ olarak
tanımlanmıştır.
Diyet lifleri, çözünürlükleri esas alındığında çözünür ve çözünmeyen lifler olmak üzere iki grupta değerlendirilmektedir. Çözünür diyet lifi, suyu bağlayarak jel ve sıkı yapı oluşturmaktadır.
Çözünmeyen diyet lifi ise ağırlığının 20 katı kadar suyu absorblamakta,
ancak viskoz yapı oluşturmamaktadır.
Çözünür diyet lifinin kandaki kolesterolün
düşürülmesinde ve glukozun bağırsaktaki absorbsiyonunun azaltılmasında
daha etkili olduğu bilinmektedir.
Genellikle diyet lifi yüksek olan gıdalar her iki lif bileşenini de farklı
oranlarda içermektedir.
Meyve, sebze, sert kabuklu yemişlerde ve yulaf
kepeğinde çözünür lif miktarının; buğday kepeğinde ise çözünmeyen lif
içeriğinin daha fazla olduğu bildirilmektedir Çözünür diyet lifine
örnek olarak gum maddeleri, pektin ile diğer jel benzeri polisakkaritler,
β-glukan, inülin verilebilirken, çözünmeyen diyet lifine ise bitki hücre
duvarındaki selüloz, hemiselüloz ve lignin verilmektedir.
Diyet lifi yeterli seviyede tüketildiğinde ideal vücut kilosunun korunmasına yardımcı olur, sindirimi destekler ve barsak mikrobiyotasının büyümesine destek verir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından sağlıklı yetişkinler için günlük diyet lif
alımı 37 g olarak belirtilirken bir çok ülkede 25 g’dan fazla günlük diyet lifi
alımı önerilmektedir. Prebiyotik özelliğe de sahip diyet liflerini tüketmek,
tüketilen ve tavsiye edilen günlük alım değeri arasındaki boşluğu doldurmak
için yardımcı sağlıklı ve pratik bir yoldur. Lif tüketimi kısıtlı kişiler için
piyasada bir çok diyet lifi içeren takviye edici gıda mevcuttur.
Diyet liflerinin önemi, son
yıllarda lifçe zengin ürünlerin ve bileşenlerin gelişmesine yol açmıştır. Gıda
sektöründe kullanılabilecek yeni diyet lifi kaynakları arayışı hız kazanmıştır.
Diyet Lifi tokluk hissi sağlar, kısa
zincirli yağ asitleri üretimine ve kalın barsaktaki iyi bakterilerin
çoğalmasına, yemek sonrası kan glukozunun artmasını önlemeye yardımcı olur.
Günümüzde
divertiküloz(Bağırsak (barsak) duvarının dışarıya doğru kesecik
halinde çıkmasına Divertikül denir.), kabızlık, hemoroit, kolon kanseri,
şişmanlık, diyabet ve kalp damar hastalıklarına karşı diyet liflerin
koruyucu etkisi kesin olarak bilinmektedir.
Çok yakın zamanda içeceklerimiz ve gıdalarımıza
ilave ederek her öğünde tüketeceğimiz bir ürün haline gelecek bir mucize ile
karşı karşıyayız.
Şifa doğada gizli…
Sevgilerimle...