Rezzak Danışmanlık
Karlı, soğuk kış günlerinde yaşamsal
fonksiyonlarımızı en aza indirip, gerekmedikçe kapıdan dışarı adım atmadığımız
bir havada yine sıcacık bir merhaba demek istiyorum.
Her “Nasılsın?” sorusuna “Grip miyim ne?”
, “Sanki hasta olacağım.” hatta net ve açık “Hastayım.” cevabını aldığımız bir dönemde bilimsel araştırmalar ile son
dönemlerin en önemli gıda destek ürünleri arasına giren COLOSTRUM ön plana çıkmış
oldu.
Colostrum doğumdan sonraki 2 ile 4 gün arasında salgılanan annenin ilk sütüdür.
Colostrumun içinde 90 bileşenin bulunduğu bilinmektedir. Bu bileşenler temel
olarak immün faktörler ve büyüme faktörleridir. Bu bileşenlere ilave olarak vitamin, mineral ve
aminoasitleri de içermektedir. Colostrumun bağışıklık sistemini destekleyici
özellileri, 2007 yılına ait klinik çalışmada hem sağlıklı bireylerde hem de
yüksek risk grubu (kardiyovasküler rahatsızlıkları olan) hastalarda grip
aşısına kıyasla 3 kat daha fazla koruma sağladığının belirlenmesiyle kanıtlanmıştır.
Virüs, bakteri ve parazitlerin neden
olduğu diyare (ishal) tedavisinde yardımcı rol oynar. Bağırsak florasının
güçlenmesini sağladığı için antibiyotikler ile kombine kullanımı önerilir.
Colostrumun sporcular
için en önemli özelliklerinden bir tanesi de içerdiği büyüme faktörleridir.
Bu büyüme faktörleri, kas kitlesi ve
performans artışı sağlamak için sporcular tarafından tercih edilmektedir.
Sporun dejeneratif etkisi sonucunda oluşan yorgunluk, protein
kaybı vs gibi nedenlerle bağışıklık sistemi zayıflar ve sporcular bakteri ve
virüs saldırılarına daha açık hale gelirler. Aynı zamanda yenileme sürecini
hızlandırarak bir sonraki antrenmana çok
daha dinç gidilmesini sağlamaktadır. Spor yapan çocuklar da performanslarının
artışı ve bağışıklık sistemlerini desteklemek amaçlı kullanabilirler.
Kullanım alanları , Grip, soğuk algınlığı
gibi viral enfeksiyonlar , Bakteriyel enfeksiyonlar, Genel immün sistem sağlığı,
Diyare, ve Çocuklarda büyüme ve
gelişmeye destek olması, Atletik performansın arttırılması olarak
belirlenmiştir.
Atletik performansın
artırılmasında bahsetmişken bu konuda çok önemli yeri olan Kreatinden de
bahsetmeden geçmemek lazım. Kreatin;
böbrekte, karaciğerde ve pankreasta L-Arjinin, Glisin ve L-Metiyonin amino
asitlerinden sentezlenmektedir. Biyosentezinin ardından iskelet kaslarına,
kalbe, beyne ve diğer dokulara taşınır. Kreatin bu dokularda kreatin kinaz
enzimi vasıtasıyla vücudun en temel enerji deposu olan kreatin fosfat
haline çevrilir. Kreatin fosfat yiyeceklerin enerjiye dönüştürülmesi sürecinde
birincil bileşen olan ATP’nin üretiminde önemli bir role sahiptir. Bünyesinde
bulunan yüksek enerjili fosfatı ADP ye aktararak ATP üretimini sağlar. Büyük
güç gerektiren kas hareketlerini yapabilmek için gereken ATP’yi vücudun
üretebilmesi yüksek yoğunlukta kreatin ile mümkündür. Kreatin monohidrat iskelet kaslarındaki
kreatin fosfat seviyesini artırarak ATP üretimini geliştirir ve maksimum enerjiyi destekler.
Enerji üretimindeki rolü nedeniyle
özellikle sporculara ve vejeteryanlara kreatin takviyesi önerilmektedir. Kreatin monohidrat takviyesi kas gücünü ve günlük yaşam aktivitelerini iyileştirdiği
çalışmalarda gösterilmiştir.
Sporculara yönelik sunulan saf
kreatin monohidrat anaerobik egzersiz esnasında enerji üretimini arttırarak
atletik performansı destekler.
Ağır egzersizlerde dayanıklılığı
arttırmak ve anaerobik sporlarda gereken enerjiyi sağlayabilmek için kreatin
yüklemesi gerekebilir.
Doping
olarak kabul edilmeyen Kreatin,
uluslararası yarışmalarda tüm amatör ve profesyonel spor dallarında atletik performansın artırılmasında, kas
güçsüzlüğünde ve dayanıklılığın artırılmasında beslenme uzmanlarının tavsiyesi ile tercih
edilen bir üründür.
Beslenme desteği
olarak antrenman sonrası
kullanılması önerilir. Kreatin ile birlikte günde 4 litre su içilmesi, kaybolan minerallerin yerine konulması
bakımından önemlidir. Kreatinin
karbonhidratlarla birlikte alınması etkisini arttıracaktır.
Kullanımına baktığımızda ;
Kreatin toz formu: 5gr toz kreatin (bir çay kaşığı), bir bardak meyve
suyuna karıştırılarak içilmesi önerilir.
Kreatin yüklemesi
(Toz formu): Bir günde 20 gr olacak şekilde dört defa 4
saat aralar ile 4 gün boyunca 5gr kreatin tozunun meyve suyuna karıştırılarak
içilmesi önerilir.
Kreatin kapsül
formu:
4 tane egzersizden önce 3 tane egzersizden sonra günde toplam 7 kapsül (4,9gr
kreatine eşdeğer miktar) alınması önerilir. Tercihen 7 kapsül egzersiz sonrası
da kullanılabilir.
Kreatin yüklemesi
(kapsül formu):
Bir günde 28 kreatin kapsülün (4,9gr) 4 gün boyunca alınması gerekir.