Rezzak Danışmanlık
Bu ay sizlere yüzlerce bilimsel çalışmaya sahip çok enteresan bir doğal şifa kaynağından bahsedeceğim: Shilajit, başka bir adı ile Mumiyo.
Bu
terimler, bileşeninin meşei bölgesine göre farklılık göstermesine rağman aynı
ürünü tanımlar.
Shilajit,
Sanskritçe bir kelime olup, Himalayalar ve Tibet dağlarından elde edilmesi ve
Hindistan Endonezya , Çin ve Nepal’de kullanılması nedeni ile Orta Asya
bölgesinde yaygın kullanılan isimlendirme olup “ Yenilemeyecek Kadar Güçlü
Kaya” anlamına gelir.
Mumiyo ise Yunanca kökenli bir kelimedir ve “Muhafaza edilen –Korunan beden” anlamındadır.
Mumiyo,
humik bir maddedir . Humik maddeler; bitki ve hayvan artıklarının ayrışma ve
transformasyonu sürecinde oluşan, canlı organizmalarda benzeri olmayan
moleküler kitlesi ile farklılıklar gösteren sabit bileşenlerin
biyo-termodinamik
toplamıdır.
Mumiyo,
Aristo ve İbn-i Sina’nın çalışmalarında
rastlanacak kadar eski ancak bu güne kadar gelen gizemli, doğal kökenli bir
maddedir.
Kendine
has keskin kokusu olan, koyu kahverengi ya da siyah renkte , parlak yüzeyli
katı bir kütledir.
Yapılan
analizler göstermiştir ki, yaklaşık 50 adet doğal organik bileşenleri içerir. Aminoasitler,
reçineli maddeler, vitaminler, uçucu yağlar ve magnezyum. fosfor, silisyum,
demir, çinko, bakır, gibi 30’dan fazla mikro ve makro elementi kapsayan zengin
bir biyolojik takviye maddeleri kompleksidir.
Organik ve mineral bileşiklerin bu kombinasyonu , mumiyonun geniş etkinlik yelpazesini belirlemektedir ve bu maddelerden her biri, organizmanın çeşitli değişim süreçlerine katılıp, hücre ve doku metabolizmasını aktif hale getirir.
Ruslar
mumiyoyu yaklaşık 100 yıldır kullanmakta ve özelliklerini araştırmaktadır.
Rusya Tıp Bilimleri Akademisin yayınladığı raporda “El parmak kırıkları olan 35
hastada (20’si temel grup, 15’i kıyaslama grubu) yapılan klinik çalışmada , 25 gün boyunca tıbbi tedavinin
yanında yemek sırasında günde 2 kez bir kapsül mumiyo kullanılmış. Kullanım
sırasında alerjik reaksiyonlar ve herhangi bir benzer oluşum kaydedilmemiştir.
Mikrosirkülasyon göstergelerinin iyileşmesi eşliğinde kemik doku iyileşmesi
(7-8 gün) takviye almayan gruba göre daha hızlı olmuştur” bilgileri yer
almaktadır.
Mumiyonun
tedavi edici gücü böbrek hastalıklarında, astım, göz hastalıkları, yanık ve
yaralar, iltihaplı yaralar ve özellikle şaşırtıcı biçimde kemik kırılmalarından
sonra kemik oluşumu konularında öne çıkmaktadır.
Uzun
analizlerden sonra laboratuvar çalışmaları yürütülmüştür. Bu çalışmada fare
tavşan ve köpekler mumiyo etkisine maruz bırakıldılar ve deneylerin
gösterdiğine göre yüksek dozda kullanılmasına rağmen organizma üzerinde olumsuz
bir etki göstermemiştir.
N.A
Shelkovskiy (1965) Y.N nuraleb (1967) yaptığı çalışmada; “Mumiyonun adaptasyon
etkisinin organizmaların aşırı koşullara uyum sağlamasını kolaylaştırdığını
göstermiştir.
Mumiyonun
300mg/gün uygulanması durumunda
hayvanların yüzme süreleri %53, koşma süreleri %123 artmıştır. Bu maddenin
kullanımın, fiziksel aktiviteyi arttırma ve geliştirme olasığı olduğu tespit
edilmiştir.” der.
A.Sh.Sharikov (1967) yaptığı başka bir çalışmada ise farklı tip ve kırıkları ola 120 hasta üzerinde yaptığı gözlemlerin temel olarak vardığı sonuçta, mumiyonun kemik dokusunun yenilenmesini uyardığı ve kemiklerin kaynamasını 8-17 gün hızlandırdığını, ağrıları azalttığı ve genel olarak sağlığı iyileştirdiğini belirtmiştir.
Sporcular
için çok önemli bir kavram olan fiziksel dayanımın artırılması ve kemiksel
yaralanmalar gibi durumlarda çok ciddi yan destek unsuru olarak mumiyonun kullanılması çok
faydalı olacaktır.
Hep
diyoruz, yine diyoruz “Şifa Doğada”,
Selam
ve sevgilerimle...”