Rezzak Danışmanlık
Sonbahara girdik önümüz kış ve
her gün çok iyi bildiğimiz bir hastalığın ( grip vb.) başka bir çeşidi ile
karşılaşıyoruz. Hasta olduktan sonra bir sürü kullanmayı hiç de istemediğimiz
ilaçları kullanarak iyileşmeye çalışıyoruz. Ya da hep bitkin, halsiz geziyoruz.
Hep diyorum hep diyeceğim doğa bu konuda bizim yanımızda, yeter ki
faydalanmasını bilelim. Doğanın mucizelerinden biri olan bal bizim hep
yanımızda olanlardan. Son yapılan çalışmalarla bal modern tıpta da kullanılmaya
başlandı.
Bal temel olarak şeker ve sudan
oluşurken protein, vitamin, mineral ve enzimlerin yanında orijinine göre
değişik oranlarda fitokimyasallarıda içermektedir. Bal içeriğinde ayrıca
antioksidatif ve antiarsinojenik etkisi olan flavonoidler ( krisin, pinosembrin,
pinobanksin, kuarsetin, kamferol, luteolin, galangin, apigenin,
hesperetin,mirisetin) fenolik asitler ( kafeik, kumarik, ferrulik, ellajik,
kloregenik) , skorbik asit, katalaz, peroksidaz ve karetoneid maddeler
bulunmaktadır. Balın ülser ve diğer mide rahatsızlıları, öksürük, alerji,
bronşit, kansızlık, boğaz ağrısı, sinir hastalıkları gibi 500’e yakın
hastalığın tedavisinde olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca
kabızlığı giderdiği, damarları genişlettiği, kan dolaşımını kolaylaştırdığı,kalbi
güçlendirdiği, yağ sindirimini kolaylaştırdığı, yara ve yanıkları iyileştirdiği
bilinmektedir. Son dönemde balın insan sağlığı üzerine etkilerin ile ilgili
olarak yapılan bir çok çalışmada , özellikle hastalıklara karşı etkisinin
incelenmesi amaçlanmıştır. Ben de sizlere konu konu araştırmalar sonucu bulunan
bal ve faydalarını aktarayım,
Balın Atletik Performans Üzerine Etkileri:
Sporcuların performanslarını
yüksek seviyede tutmaları için besin değeri yüksek bileşiklerin ağırlıklı
olduğu diyetle sağlıklı beslenmeleri önemlidir. Performansını artıracak
spesifik yiyecek olmamasının yanında beslenme bozukluğu ve günlük rutin
beslenmede temel içeriklerin eksikliğinden kaynaklanan kötü yan etkiler pek çok
çalışmada gösterilmiştir. Bu nedenle uzmanların çoğu spor performanslarını
artırmaları için sporculara vitamin mineral ve besin bileşikleri almalarını
önermektedirler. Bal uzun periyotlarda ve yan etki olmaksızın hızlı bir şekilde
vücuda enerji sağlayan kaynaklardan biridir. İnsan vücudunun yaklaşık 2/3’ü
sudan oluşur ve bu nedenle su da önemli bir besin kabul edilir. Yosef ve
arkadaşları güreşçiler üzerinde yaptıkları çalışmada, güreşçilere antrenman
sırasında bal ve su takviyesinin kan şekerinin korunmasına katkı sağladığını ve
bu takviyenin deri ısısının aşırı artışını engellediğini bildirmişlerdir.
Balın jel ve toz halinin bir
karbonhidrat kaynağı olarak atletik performans üzerindeki fizyolojik etkisi Kreiner
ve arkadaşları tarafından araştırılmıştır.Bal, performans esnasında kandaki
glikoz miktarını ve kalbin atış hızını önemli bir şekilde artırmıştır. Baldan
başka gıda almamış ve dayanıklılık idmanına girmiş atletlerde fiziksel veya
psikolojik olarak hipoglisemiye yol
açmamıştır. Bir başka çalışmada yüksek ve düşük glisemik indeks (GI)
karbonhidrat jeli ve balın etkisi 64km’lik bisiklet performansında test
edilmiştir. Yüksek (glikoz) ve düşük GI (bal) ikisi de bisiklet performansına
katkı sağlamıştır. Test sonucunda balın etkisi glikozun etkisinden daha yüksek
performans sağlamıştır. Bu araştırmalar çoğaltılabilir. Bunun sonucunda bal,
vücut tarafından iyi tolere edilebilen, atletik performanslarda etkili olan bir
karbonhidrat kaynağı olarak önerilmiştir.
Balın Sinir Sistemi Rahatsızlıklarına Etkisi:
Balın, sinir sitemi üzerine en büyük etkisinin sedatif ve
antidepresan özelliğinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Araştırmalar
neticesinde balın agresifliğe, depresyona, baş ağrısına ve uyku problemlerine
iyi geldiği, insanı sakinleştirdiği tespit edilmiştir.
Son çalışmalar göstermiştir ki,
balın santral sinir sistemi yapılanmasına yardım ettiği bildirilmiştir.balın
sinir sistemi üzerine olan faydalı etkileri fenolik içeriklerine
atfedilmektedir. Coğrafi lokasyonlar ve bitki nektarlarının kaynağı, balın
içeriğini değiştirebildiğinden bu araştırmacılar çalışmalarını Nijeryanın 3
farklı lokasyonunda 6 farklı bal kullanarak değerlendirmişlerdir. Bu
değerlendirme için yenilik/değişiklik, öğrenme ve hafıza, uyarılı hipnoz
(pentobarbital), antikonvulsan, anksiolitik, analijik ve antidepresan fare
modelleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, bu bal örneklerinin bir kısmı santral
inhibitör özellikte, aneljezik, antikonvulsan ve antidepresan etkilere sahip
olduğundan ilşkili rahatsızlıklarda küratif besin olarak kullanılabileceği
önerilmiştir. Bu ne demek ? Bu bal sinir sitemi üzerine rahatlatıcı etki
gösterip, günlük tüketime alınmalı demek.
Okuyan herkesin aklında “ Gerçek
bal nerden bulacağız?” sorusu olacaktır. Bu konu, bizim toplumsal vicdanımızın
oluşması ile cevaplanabilecek bir konu.
Sevgilerimle…