Rezzak Danışmanlık
“BAĞIRSAKLARINIZI DÜZELTİN, BEYNİNİZ DÜZELSİN”
Nihayet son günlerde beslenmenin sağlık ile
ilgisi artık anlaşılır olmaya başladı. Hatta sağlığın en temel taşının beslenme
olduğu artık su götürmez bir gerçek olarak bilim dünyasınca kabul edildi.
Beslenme ile asıl düzenleme bağırsaklarımızda oluşuyor ve bizim iyiliğimizi
veya kötülüğümüzü yönetiyor. Hipokrat’ın dediği gibi “Yedikleriniz ilacınız,
ilacınız yedikleriniz olsun”Kullandığımız antibiyotiklerin bağırsaklarımızdaki
FAYDALI BAKTERİLERİ yok etmekten başka bir işe yaramadığına dair bir çok
çalışma var.
Oktay Akbal’ın dediği gibi “Önce Ekmekler
Bozuldu!” ve devamında sağlığımız. Bu bize “Minumum Hastalık Riski, Maksimum
Sağlık” hedefini koymayı mutlak kılıyor. Optimal sağlık için yaşamın her döneminde
Yeterli ve Dengeli Beslenme temel uygulamadır.
Uzun bir
zamandır, insan sindirim sisteminin ikinci bir beyin olarak çalıştığı konusu
konuşulmaktaydı ve Flinders Üniversitesi bu konuda son noktayı koydu. İki
farklı yaklaşımla;
A-Bağırsak ve Beyin Ekseni : Beyin Bağırsaklarınızı Nasıl Etkiler?
1.Dr Datis Kharrazian: “Bağırsakların beyin sağlığıyla
çok yakın ilişkisi vardır. Deneyimlediğiniz, hissettiğiniz ya da yaptığınız her
şey beyin işlevlerinden biridir. Keyif alabilmek, algılamak, anlamak ve hayatı
deneyimlemek, ateşleme oranı ve beyin sağlığınız ile ilgilidir”
dedi.
Bu yüzden de sindirim sisteminin
“beyni” olan enterik sinir sistemi ile iletişime geçer.
Bu da önemli sindirim işlevlerini tetikler.Örneğin 1-Bağırsak hareketi 2-Mide
asit sekresyonu 3-Pankreatik
enzimler 4-Safra kesesi kasılması, gibi.
2.Stres- Beyin stresi
algıladığında, iyi bir sindirim için gerekli olan parasempatik tepki yerine (dinlen
ve sindir), sempatik tepki (savaş ya da kaç) tetiklenir. Stres ayrıca, 1-İnce
bağırsak geçiş süresini yavaşlatır 2-Aşırı zararlı bakteri gelişimini artırır
3-Bağırsak bariyerini tehlikeye atar
4-Kortizol tepkisi aracılığıyla inflammasyonu tetikler, bu beyne zarar
verir, dolayısıyla da daha fazla strese yol açabilir. Daha fazla stres daha
fazla inflammasyona yol açar ve böyle sürer gider.
3.Vagus siniri ile kötü iletişim- (Vagus Siniri Nedir?: Vagus sinir aktivasyonunun
obezite, gastrointestinal hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklar, depresyon
gibi duygulanım bozuklukları ve tüm diğer kronik sağlık problemlerinde önemli
bir ileti yolu olduğu kanıtlanmıştır.
Bağırsaklarınızdan
vagus siniri aracılığıyla beyninize giden
sinyaller tokluk ve şişkinlik algısı yaratır. Duygu durumunuzu ve stres düzeylerinizi
etkiler,
Beyinden vagus siniriniz aracılığıyla
bağırsaklara inen sinyaller sindirimi, sindirim enzimlerinin
salınmasını etkiler. Bu da bazen ishal, bazen kabızlık atakları yaşamamızın
nedenidir.)
Vagus siniri ile kötü
iletişim şunlara yol açar: 1-Bağırsaklardaki düşük kan akışı
2- Bağırsaklardaki düşük kan
akışından dolayı; hastalığa yol açan
maya ve bakteri artışı /Bağısak
geçirgenliği / Kronik düşük seviye
inflamasyon (İnflamasyon; bağışıklık sisteminin, bir kesik
veya virüs gibi dışarıdan gelen saldırılara verdiği yanıttır. Koşullar tedavi
edildiğinde akut inflamasyon ortadan kalkar fakat kronik inflamasyon kolayca
iyileşmediği için vücuda zarar vermektedir. Kronik (uzun süreli) inflamasyonda
bağışıklık hücreleri sağlıklı dokulara sürekli saldırarak kanser, diyabet, kalp
hastalığı, kalp krizi ve hatta Alzheimer gibi durumlar oluşur. Kronik
inflamasyondaki risk faktörleri Kilo/Hareketsizlik/Metabolik
sendrom/Stres/Uykusuzluk/Kötü diş sağlığı)/Beyine yani azalan sinir iletimine ve depresyona neden olur.
Dolayısyla vagus siniri ve beyin iletişimi azalır ve tüm döngü yeniden başlar
B-BAĞIRSAK- BEYIN EKSENİ :
Bağırsaklar Beyni Nasıl Etkiler ?
1.Bağırsağın kendini
zehirlemesi:Glukozun laktik aside,
suya ve de enerjiye dönüşmesi beklenir. Ama vücudunda aşırı Candida bakterisi ya da diğer
mayalardan olan kişilerde bir fermentasyona uğrar ve alkol ve onun yan ürünü
olan asetaldehite dönüşür.
2.Faydalı mikropların zarar
görmesi:Antibiyotikler, doğum kontrol
hapları, işlenmiş gıdalar, kimyasallar, stres vs. hastalığa yol açan maya ve
bakteri artışına yol açar. Bu da şunalar yol açar: Sızıntılı bağırsaklar / Kronik
düşük seviye inflamasyon /İnflamatuvar sitokin ve diğer toksinler kan- beyin bariyerini
geçerek hasar verirler/Inflame olmuş(iltihap) beyin/Azalan sinir iletkenliği/ Depresyon
ve azalan vagus sinir iletişimi ve tüm döngü yeniden başlar.
3.Gluteomorfin
ve casomorfin:Bunlar buğday ve süt
ürünlerinde bulunan glüten ve kazein proteinlerinin hatalı parçalanmasından
kaynaklanan opiat benzeri maddelerdir. Bunlar hem çocuklarda hem de
yetişkinlerde madde bağımlılığı semptomlarını kopyalayabilirler.
4.Düşük Serum Sülfat:Sülfat, zehir giderme ve sinir
taşıma(nörotransmitter- beynimizin ulakları) metabolizması için çok önemlidir.
Patojenik-hastalığa yol açan mikropların aşırı artması sülfatı sülfite
dönüştürebilir. Bu da onların faydalı değil zararlı olmalarına yol açar.
Otistik çocukların çoğunda ciddi derecede sülfat eksikliği bulunmaktadır.
5.Metabolik artıklar:Bağırsaklardaki patojenik mikroplar tarafından
üretilen bu metabolik artıklar beyin için nörotoksin(sinir sistemi üzerinde
zararlı etkisi olan zehirli maddeler) olurlar. (Ayrıntılı bilgi için
adreslerden okuyabilirsiniz. www.okyanusum.com http://empoweredsustenance.com/gut-brain-axis/)
Bağırsaklarımıza iyi bakalım…